Alıştığımız türden bir MMO değil Secret World. Hızlı hızlı oynayıp raid yapmak değil amaç. Funcom'un size anlatacak bir hikâyesi var: Sonunda deneyim puanı almayacağınızı bildiğiniz halde tamamladığınız kaç tane görev oldu? Secret World'de bol bol bulacaksınız onlardan.. Oyun, kabaca büyük bir "şehir efsaneleri" oyunu olarak tanımlanabilir. Zemine yedirilen hikâye, çevremizde göremediğimiz ama yüzyıllardır var olan gizli bir dünya olduğu. Korku filmlerinde gördüğümüz bütün yaratıklar aslında gerçek. Zaman zaman bizim dünyamıza geçiyorlar. Bu durumun farkında olan ve bu dünyayı yönetmeye çalışan üç grup var, İlluminati, Templars ve Dragon. Ancak son zamanlarda Gizli Dünyanın bizim dünyamıza olan müdahaleleri giderek artmış durumda.. Seçeceğiniz taraf ile bunun nedenini bulacak olansa sizsiniz.
Zemindeki hikâye bu olmakla beraber, emin olun buna çok takılmıyorsunuz. Zira oyun boyunca gideceğiniz mekânlarda (Londra, New York, Seul, Kahire) anlatılan üst hikâyeler muazzam kalitede. Oyun zaten böyle ilerliyor: Mekâna gir, oradaki hikâyeyi bitirip gizemi çöz, bir sonraki mekâna geç. Ancak alışık olduğumuz "görevleri topla, hızlı hızlı hepsini yap, sonraki bölgeye geç" gibi bir şey canlanmasın kafanızda. Bir kere bu bölgeler ciddi anlamda büyük. Görevlerin de hepsini birden "almanız" mümkün değil, oyun görevleri alt kategorilere ayırmış durumda. "Ana görevler" var mesela, aynı anda sadece bir tanesini yapabiliyorsunuz. "Yan görevler" ise üç taneye kadar aynı anda takip edilebiliyor. "Keşif görevleri" ise.. ne siz sorun ne ben söyleyeyim, ama daha önce "internetten çözümüne bakmak" zorunda kaldığım MMO görevi hatırlamıyorum ben. Bunda var işte. Macera oyunu tadında, verilen ufak ipuçlarını kafanızı kullanarak çözmek zorunda olduğunuz görevler.. Bunun yansıra hikâye görevleri ve zindan görevleri de mevcut.
Gideceğiniz mekânlarda anlatılan hikâyelerin kalitesi konusunda bir kuşkunuz olmasın. Funcom bu konuda kesinlikle ucuza kaçmıyor. Hani yukarıda "korku filmlerinde gördüğümüz yaratıklar" demiştim ya, aklınıza ergen bebelere özel üretilmiş yumuşak vampirler, hayata dair bunalımlara giren şuursuz kurt adamlar falan gelmesin. Funcom anlattığı hikâyelerin temelini H.P. Lovecraft'tan ve tekinsiz efsanelerden alıyor. "Korku" konusunda bir problem yok yani! Ağır şekilde batı kültürüne has efsane ve hikâyelerden oluşuyor oyundaki görevler. Tabii bu bizim gibi bütün doğaüstü kültürü “üç harflilerden” ibaret milletler için bazen kafa karışıklığına yol açabiliyor. Neticede bütün doğaüstü varlıkları Yasin okuyarak halledebiliyoruz, kim uğraşacak şindi kutsal su gümüş kurşun kalbe kazık felan?
Sadece görevler konusunda değil, diğer konularda da alışık olduğumuz düzeni bozuyor Secret World. Öncelikle, oyunda seviye diye bir şey yok. Deneyim puanı kazanıyorsunuz ancak bunlar size seviye değil, yetenek puanı olarak dönüyor. Bu yetenek puanlarını kullanarak istediğiniz türde bir karakter yaratabilirsiniz zira oyunda sınıf diye bir şey de yok. Evet, klasik "kutsal üçlü" olan tank-healer-dps sınıfları bu oyunda mevcut değil. Hadi sonuncusunu da söyleyeyim tam olsun: Oyunda zırh diye bir şey de yok.
Yani aman omzuma şundan takayım başıma şundan geçireyim ayağıma da şu +8 kötenk gücü veren çizmeyi de taktım mıydı diye bir şey yok oyunda. Var olan bütün giysiler kozmetik amaçlı. Oyun sonundaki raidlerde şort-tişört giyen karakterle rastlamanız son derece olası ve normal. E o yok bu yok ne var? Yetenek puanlarınız harcayabileceğiniz "deck" var mesela. Diyelim ki kılıç kullanan, azıcık da olsa tanklık yapabilen ve hatta kendini iyileştirebilen bir karakter yaratmak istediniz.. Deck'ten "sword-blood" kısmını seçmeniz gerekiyor. Sword kendi içinde bir sürü bölüme ayrılıyor, blood da öyle. Seçiminize göre yeteneklere puan veriyorsunuz ve tamamen kafanıza göre bir karakter oluşturmuş oluyorsunuz. Zırh yok ama talismanlar var mesela.. Bunlar karakteriniz üzerinde görülebilen şeyler değil ancak bazı özelliklerinizi arttırmanızı sağlıyor. İsterseniz tamamen tank olabilir, isterseniz melez bir sınıf yaratabilirsiniz, seçim sizin. Oyun "tank olmak istiyorsan sadece şunları seçebilirsin canım" gibi bir zorlamaya sokmuyor sizi.
Birbirinin kopyası bir sürü oyunun "hişt mal al bunu" diye burnumuza sokulduğu bu günlerde, ilaç gibi geliyor Secret World. Son derece ağırbaşlı ve olgun bir oyuncu kitlesi olduğunu da ekleyeyim. Zaten başka türlüsü de mümkün değil, bir an evvel her şeyi bitirip "end game" denen şeye ulaşmak isteyen ergen kitleye özgü bir oyun değil bu. Oyundaki zindanlar bile bu mantıkla tasarlanmış: bir bölgedeki görevlerin en azından %80'ini bitirmeden o bölgedeki bir zindana girerseniz hiçbir şey anlamıyorsunuz. Zira zindanlar bölge hikâyelerinin sonu olmak üzere tasarlanmış. Boss mekaniklerinin oldukça yaratıcı olduğunu da eklemek gerekiyor, tank tutsun sen yandan vur sen allah ne verdiyse geçir ismayil sen otur gelmesen de olur tarzında bir oynanış yok kesinlikle. Boss dövüşlerinde aklınızı kullanmanız, çevrenizde neler olup bittiğine dikkat etmeniz gerekiyor.
Oyundaki PVP aslında çok büyük potansiyele sahip: Üç taraf var! Ancak pratikte klasik PVP mantığının dışına pek çıkamıyor ne yazık ki. Üç taraf olmasının getirebileceği yenilikler ise değerlendirilmemiş. Kötü olan bir şey yok mu bu oyunda? Var elbette. Öncelikle oyun son derece sağlam bir İngilizce gerektiriyor. İngilizceniz "tunayt-disko-yes-yes!" seviyesindeyse hiçbir şey anlamayacaksınız. Sadece hikâyeyle ilgili bir durum değil bu, görevleri de anlamayacaksınız. Ha oynadığınız oyunda herkese küfür eden ortaokullu bebeler görmek istemiyorsanız olumlu bir özellik bu elbette. Oyunun bazı teknik problemleri var, Age Of Conan'da da kullanılan DreamWorld motorunu kullanıyor oyun ve DX11 desteği veren sayılı MMO'lardan biri olmasına karşın, DX11 modu epey sorunlu. Canavar bilgisayarlarda dahi kötü sonuçlar verebiliyor. Takip ettiğiniz görev ve hikaye akışı hemen hemen aynı olduğundan, alt karakterlere uygun bir oyun da değil.
Ancak en büyük problem, oyunun serbestliğinin bazen sözde kalması oluyor. Oyunda sınıf/seviye yok ve yetenekleriniz serbestçe belirleyebiliyorsunuz. Ancak seçtiğiniz yetenek ağacının alt dallarını tamamen doldurmadan üste atlayamıyorsunuz. Yani biraz şundan biraz bundan en çok da şundan gibi bir puan dağılımı yapmanız mümkün değil. Özellikle ileriki seviyelerde işinize yarayacak yetenekler, belli bir yetenek ağacının sadece üst kısımlarında mevcut. Özetle, sword yeteneğini seçtiyseniz örneğin, sword'a puan vermeye devam etmelisiniz. Sword'dan ayrılıp başka bir yetenek ağacına yönelmeniz elbette mümkün ancak iş görmüyor. Dolayısıyla, o kadar da serbest değil durum.
Bu problem, oyunda sınıf olmamasına rağmen zorunlu olarak tank-healer-dps üçlemesinin doğmasına
neden oluyor. Özellikle zindan görevleri ve raid'lerde yer bulmak istiyorsanız, bu kutsal üçlemeye uygun yeteneklere puan vermek zorunda kalıyorsunuz. Bu da serbestliğinizi kısıtlıyor. Evet, oyunda tank diye bir sınıf yok ama herkes zindan görevleri için tank arıyor! Neticede, uzun vadede herkes tarafından kullanılan klasik bir yetenek dağılımına mecbur kalıyorsunuz. Serbestlik uçup gidiyor..
Oyunun çoğu zaman bir MMO gibi hissettirmediğini de söylememiz gerek. Ben zindanlardan hoşlanmam, raidler de bana göre değil diyorsanız oyunu gayet de güzel tek kişilik şekilde oynamanız mümkün. Chat penceresi dışında, bir MMO oynuyor olduğunuzu hissettirecek bir şey yok oyunda. Diğer insanlarla grup kurmak zorunda değilsiniz. Bu zorunluluk sadece zindan ve raidler için var. Tabii bu durum "ulan madem tek başıma oynuyorum, neden her ay keriz gibi para veriyorum?" tarzındaki şikâyetlere sebebiyet verdiğinden, Funcom yapılabilecek tek şeyi yaptı ve oyunu B2P haline getirdi, bir kere alırken para veriyorsunuz, aylık ücret yok. İsterseniz DLC'lere para veriyorsunuz sadece, bunlar da zorunlu değil.
Bu yola sapan her oyunda olduğu gibi, bunda da oyun içi bir mağaza var ama merak etmeyin, sadece DLC'ler ve kozmetik ürünler satılıyor. Parayı basanın en iyi dövmesi gibi bir durum yok yani, kaldı ki kimi dövecek? Herkes tek başına takılıyor.. Bu durum oyunun hem en büyük problemi hem de en büyük özelliği: İçinizdeki rekabet duygusunu kaşımıyor. Yani World Of Warcraft'ın ilk günlerinde dizdiği setlerle gösteriş yapan oyuncuları gördüğünüzde içinizde doğan "benim de olacak hulean!" hissiyatı, bu oyunda yok. İyi bir guild de bulamadıysanız, arada sırada açıp öylesine "takıldığınız" bir oyun haline geliyor Secret World, özellikle son seviyelerde.. Bu bir problem ancak aynı zamanda bir tasarım tercihi, tam tersi bir oyun olsaydı bildiğimiz MMO'lardan öteye gidemezdi. Funcom cesur bir hamle yapıyor açıkçası, sınırlı ancak sadık bir topluluğa hitap ediyor ve yaptığı şeyle gurur duyuyor.
Alınıp oynanır mı? Sizin için önemli olan son seviyeye ulaşmak değil, yaptığınız yolculuk ise hele, hiç durmayın. Çünkü Funcom'un size anlatacak bir hikâyesi var ve bunu muhteşem şekilde başarıyor.
Puan sisteminden çok hoşlaşmıyorum ama illa da puan görmek istiyorsanız buyrun: 10 üzerinden 8.

0 yorum:
Yorum Gönder